Google’ın Bilmeniz Gereken En İlginç Uygulamaları, Projeleri ve Hizmetleri

0
520

Google sadece internet arama pazarına hakim olmakla kalmıyor, adı da bir fiil haline geliyor. Ancak Google’ın kullanmaya değer çok sayıda ürünü, hizmeti ve projesi var.

Google, web 1.0 arama motoru olarak başlamasından bu yana uzun bir yol kat etti. Belki de çoğumuzun kullanmadığı ilginç ürünü, hizmeti ve projesi mevcut. Ne yazık ki, bunları anlatmak konusunda pek iyi değiller.

2015 yılında Alfabe projesi oluşturulduktan sonra Google,

2015 yılında Alfabe oluşturulduktan sonra Google, daha tuhaf projelerinden bazılarıyla yollarını ayırmış ve odak noktalarını daha fazla tüketici projesine doğru yöneltmiştir. Bu projelerin birçoğu heyecan verici olup hatta meyve vermeye başlamıştır.

Google’ın Yazılım Projeleri

Android, Chrome OS ve Fuchsia

Google şu anda iki işletim sistemi ile yola devam ediyor: Akıllı telefon platformu Android ve Google’ın ekonomik Chromebook dizüstü bilgisayarlarında çalışan Chrome OS.

Dünya genelindeki akıllı telefonların yüzde 86’sı Google’ın mobil işletim sistemini çalıştırdığından, zaten bir Android cihaza sahip olduğunuz için iyi bir şansınız var. Ana üssü açık kaynak olmasına rağmen Google, cilalanmış nihai bir ürün haline getirmek için Android’e pek çok geliştirme yapmıştır. Bu, Google’ın Chrome olarak çıkardığı açık kaynak web tarayıcısı Chromium’un geliştirilmesine benziyor.

Chrome OS, Chrome web tarayıcısına benziyor, ancak ek çevrimdışı özellikler barındırıyor. Böyle minimal bir işletim sistemini çalıştıran Chromebook’lar mükemmel bir pil ömrü sağlıyor ve genellikle çoğu Windows dizüstü bilgisayarlarının fiyatının aşağısındadır. Çoğu kullanıcı artık birden fazla cihazı bulut tabanlı hizmetler ile senkronize ettiğinden Chromebook’lar kullanıcılar tarafından iyi bir şekilde karşılandı. Her şey internet üzerinde çalışmaya başladığından, artık tam donanımlı bir işletim sistemi çalıştırmak gereksiz görünüyor.

Google’ın “her iki dünyanın en iyileri” yaklaşımını mobil ile birleştirerek iki işletim sistemini birleştirmek istediği yönünde söylentiler var. Bu geçişin başlangıcını işaretlemek için 2016yılında Android uygulamalarının Chrome OS’de çalışmasına izin verecek bir proje açıkladılar. Chromebook’lar için bir beta kurulumu hazırlandı ve şu anda 2017 sonlarında tam sürüm olacak şekilde planlanıyor. Google, 2017’de piyasaya sürülen her Chromebook’un Android uygulamalarını destekleyeceğini kısa süre önce doğruladığını belirtelim.

Chrome OS ve Android’i bir araya getirme fikrine paralel olarak, tamamen yeni bir Fuchsia projesi ortaya çıktı. Proje, geliştirme ekibi kodu Github üzerinde mevcut olduğunda  “duyurdu”. Şu anda, Fuchsia’nın gerçekte ne olacağı hakkında çok az bilgi var.

Ancak bildiğimiz tek şey Android ve Chrome OS işletim sistemlerinin Linux olmasına rahmen Fuchsia’nın Linux tabanlı olmadığıdır. Bu da şirket için köklü bir değişiklik anlamına geliyor. Ayrıca Fuchsia, Nesnelerin İnterneti (IoT) ürünlerinin de kullanılabileceğini düşündüren hafif, düşük donanım özellikleriyle çalışacak şekilde tasarlanmış gibi görünüyor. Bununla birlikte, Android Things de gelişmekte olduğundan, bu konudaki örtüşmenin ne olduğu açık değil.

Android Pay

I/O 2015’te Google, mobil temassız ödeme hizmeti Android Pay’i duyurdu. Bu hizmetin tohumları, 2011 yılında şirketin çevrimiçi ödeme yöntemi Google Wallet ile başlamıştı. Şirket Android Pay ile mobil çağa temassız ödeme yöntemini getirdi.

Temassız, ödemeleri basitleştirmek, ödemeyi yapmak için daha hızlı, daha kolay ve daha güvenli hale getirmek içindir. Android Pay bu fikri alır ve akıllı telefonunuza uygular. Android telefonlar Yakın Alan İletişimi (NFC) özelliğini destekledi ve en sevdiğiniz alışveriş merkezlerinde bulunan temassız ödeme sistemleri de temassız ödemeleri kabul etmek için NFC kullandığını belirtelim.

Android Pay’i ayarlamak, uygulamayı bir NFC özellikli Android telefona indirmek ve desteklenen bir bankadan bir kredi kartı veya bankamatik kartı eklemek kadar basittir. Android Pay uygulamasını kullanarak tüm harcamalarınızı takip edebilir ve kartlarınızı yönetebilirsiniz. Hizmeti kullanmak için bir teşvik olarak, Google’ın 2016 yılbaşı kutlamasında İngiltere’de olduğu gibi Android Pay ile ödeme yaparak ödül kazanma kampanyası eklediği biliniyor.

Android Pay
Android Pay
Developer: Google LLC
Price: Free

Android Things

Nesnelerin İnterneti, evinizdeki her şeye internet bağlantısı eklemek için yapılan bir harekettir. Fitness takipçisinden internet bağlantılı Lego şehirlerine kadar değişen cihazlarla büyüyen bir pazardır. Ancak, bu ürünlerin tümü bulut üzerinde etkileşim kurabilmek için bir işletim sistemine ihtiyaç duyuyor.

Google’ın bir IoT OS oluşturma çalışması, I/O 2015’de açıklanan Project Brillo’ya kadar uzanıyor. Brillo bir isim değişikliği yaptı ve Aralık 2016’da Android Things olarak yeniden başlatıldı. Bu yeniden başlatma Android işletim sisteminin soyutlanmış ilk geliştirici önizlemesi ile birlikte geldi.

 
Android işletim sistemini diğer cihazlara uyacak şekilde değiştirmek Google için yeni bir şey değil, çünkü daha önce bu oyunu Android Auto ve Android TV ile oynuyordu. Bununla birlikte, önümüzdeki yıllarda eve girmesi beklenen milyonlarca IoT cihazıyla, IoT OS için savaş sadece başlangıç aşamasında. Android Things hala başlangıç aşamasında olmasına rağmen, Android büyük bir geliştirici topluluğuna sahip ve dolayısıyla yakın gelecekte bazı erken demoları ve prototipleri beklemeyi umuyoruz.

DeepDream

Makine öğrenmesi, bu günlerde hayal edebileceğiniz hemen hemen her tür yazılımda bulunarak oldukça mantıklı bir hale gelmiştir. Bununla birlikte Google, makine öğrenmesini kullanarak fotoğrafların yüzlere ve özelliklere göre kategorize edilmesinin harikulade olmasını sağladı.

Makine öğrenmesinin sinir ağları beynin çalışma biçimini tekrarlamaya çalışır ve sonuç olarak oldukça karmaşıktır. Zihin gibi, öğrenmek için bilgiye ihtiyaçları vardır. Bir sinir ağı yetiştirmek için, eğitim verileri ile beslemeniz gerekir. Örneğin kedilere ait fotoğraflar ile kedileri doğru bir şekilde öğrenebilir.

Bununla birlikte, ağ tersine çalıştırabilir ve eğitilmek üzere görüntülere özellikler eklenebilir. Bu, çoğunlukla fotoğrafçılıktan daha çok modern sanata benzeyen hayal gördürebilen görüntüler oluşturur. Google bu projeyi DeepDream olarak adlandırdı ve açık kaynak koduyla Github’a yerleştirdi. Buradan, bir takım geliştiriciler kendi korkunç sanat yapıtı oluşturmanıza izin veren web siteleri ve uygulamalar oluşturdu.

Gmail ve Inbox

Google’ın web posta hizmeti olan Gmail, dünyanın en büyük e-posta sağlayıcılarından biridir. Önemli olduğu göz önüne alındığında, başlangıçta şirketin %20 İnovasyon Süresi girişimi kapsamında bir Google çalışanının yan projesi olarak hayata başladığını öğrenmek sürpriz oldu.

Gmail hızı, kullanım kolaylığı ve kullanışlı özellikleri nedeniyle önde gelen e-posta sağlayıcılardan biri haline geldi. Şu anda bir milyardan fazla kullanıcısı var ve Gmail Android uygulamasının başarısının bir sonucu olarak büyümeye devam ediyor.

Büyük ölçüde değişen veya hizmetin güncellenmesi, e-posta istemcisinin bozulmasını (veya önemli ölçüde değiştirilmesini) önlemeye ve kullanıcılarını rahatsız etmemeye çalıştığı için şirket için felaket olabilir. Google’ın bu ikilem için çözümü, yeni e-posta hizmeti Inbox’ı ortaya çıkarmak oldu. Inbox, Gmail’le aynı arka uç verilerini kullanırken (diğer bir deyişle iki hizmet arasında kolaylıkla geçiş yapabileceğiniz anlamına gelir) e-postayla etkileşim biçiminizi değiştirmeyi amaçlar.

Çoğumuz e-postalar alırız ve onları tamamen unutana kadar gelen kutumuzda bırakırız. Inbox, gelen kutunuzu yapılacaklar listesine kadar dönüştürmenize yardımcı olmak istiyor. Bu noktada, bir e-postayla işiniz bittiğinde artık “Arşiv” yerine “Bitti” olarak işaretleyebilirsiniz.

Inbox ayrıca, hatırlatıcılar, e-postaları başka bir tarihe veya konuma kadar erteleme ve hatta bağlantıları kaydederek daha sonra kullanma imkânı da dahil olmak üzere bir dizi kişisel asistan stili özellik getiriyor. Inbox, Promosyonlar veya Güncellemeler gibi benzer türdeki e-postaları e-posta listenizde kolaylıkla taşımanızı sağlıyor.

Şu anda Google’ın Gmail’i Inbox’a katmayı veya özellikleri birleştirmeyi planladığına dair hiçbir işaret yok. Her ikisi de aynı arka uç üzerinde kurulu oldukları için her iki hizmeti de paralel olarak yürütme ihtimali her zaman vardır. Alternatif olarak Google, özellikleri Inbox’da test edip hazır oldukları varsayıldığında bunları Gmail’e taşıyabilir.

Google Asistan

Siri ve Alexa çağında ses kontrollü kişisel asistanlar hayatımızda büyük bir rol oynayacak gibi görünüyor. Tabi ki Google, halihazırda Google Now olarak bilinen size seyahat güncellemeleri, kişiselleştirilmiş haberler ve diğer bilgileri vermek üzere Google ile depoladığınız tüm bilgilere erişebilen bir asistana sahip.

Google’ın sesli araması güçlü ve doğru olarak kabul edildi. Ancak, çok yakın zamana kadar konuşmaları anlayabilen bir sesli kontrol ile Google Now’ın kişiselleştirilmesinin hiçbir yolu yoktu.

Google Asistan, bu iki ürünü bir araya getirerek Google verilerinizden çekilen bilgilerle dolu akıllı bir kişisel asistan oluşturur. Asistan için atılmış en büyük adım, doğal bir dil işleme yönteminin kullanılmasıdır. Bu, bilgisayarla konuşmak ve özel komutlar vermek zorunda kalmadan asistanla normal bir konuşma yapmanız anlamına geliyor.

Google ayrıca, geliştiricilerin Google Assistant’a komutlar eklemesine izin veren Actions on Google‘ı duyurdu. Bu doğrudan bir komut olabilir (belirli bir uçuş rezervasyonu yapmak gibi) veya bağlamsal bir konuşmayı başlatmanın yolları olabilir. Google’ın amacı Asistan ile konuşmaya ve uygulamaları yüklemeye veya yeni hizmet yetkilendirmesine gerek kalmadan istediğiniz her şeyi yapabilmenizi amaçlıyor.

Asistan şu anda Google Home, Google Pixel telefonları ve mesajlaşma uygulaması Allo ile sınırlı. Bununla birlikte, özellikle Actions on Google geliştiricilerin Asistan’ı diğer donanımlara yerleştirmesine izin verdiği için, yakın gelecekte daha fazla ürüne gelmesini beklemelisiniz.

Jibe

Apple’ın iOS kullanıcıları için en önemli hizmetlerinden biri olan iMessage, normal SMS deneyiminizi görüntülü arama ve grup sohbetleri gibi ek özellikler ekleyerek tamamlayan bir hizmettir. Bir iOS kullanıcısına Android’e neden geçmediğini sorarsanız, muhtemelen iMessage ile bir ilgisi olacaktır.

Elbette, Apple’ın akıllı telefon pazarındaki en büyük rakibi olan Google, Android için bir iMessage alternatifi yaratmaya hevesli. Bununla birlikte Apple, donanımlardan hangi taşıyıcıların iPhone’ları destekleyebileceğine kadar iOS deneyiminin tüm yönlerini denetliyor. Android, çok sayıda farklı ağda çalışan çeşitli telefonlara dağılmış bir şekilde. Peki bir iMessage rakibi nasıl çalışıyor?

Cevap çok yorgun olan SMS’in yerini alan Zengin İletişim Hizmetleri’nde (RCS) yer alıyor. RCS, cihazlar arasında dosya gönderme, video görüşmesi yapma, büyük fotoğraflar gönderme ve hatta grup mesajlaşmasını destekleme yeteneği getiriyor.

2015 yılında Jibe Mobile’ı satın aldıktan sonra Google, Jibe Platform’u Android için RCS uygulamasının bir yolu olarak başlattı. Google Jibe, akıllı telefonlarımızdaki mesajlaşma biçiminde dramatik bir değişime neden olabilir ve potansiyel olarak rakiplerini (WhatsApp gibi) gereksiz hale getirebilir.

Mesajlaşma (Hangouts/Allo/Duo)

Google, çapraz platform mesajlaşma uygulaması Hangouts’u başlattığından beri, Android’e  sesli/görüntülü çağrıları ve SMS desteği ekleyerek geliştirme çalışmalarına önemli bir çaba gösterdiler. Yakın zamana kadar Hangouts, Google’ın Skype, WhatsApp ve potansiyel olarak iMessage alanındaki alternatifi olarak görülüyordu. Çoğunlukla Android telefonlara önceden yüklenmiş olması ve Google hesaplarıyla entegre olması sayesinde kullanıcı tabanının büyükmesine büyük ölçüde yardımcı oldu.

Her şey, Google’ın I/O 2016’yı takiben Android için mesajlaşma uygulamaları Allo ve Duo’yu yayınladığında değişti. Hangouts, işletmeler için profesyonel bir mesajlaşma hizmetine odaklanırken, mesajlaşma uygulaması Allo ve video görüşmesi yapan arkadaşı Duo, şirketin tüketici mesajlaşma platformları haline geldi.

Bazıları, Android’teki mesajlaşmayı tüm arkadaşlarınız ve aileniz tarafından indirilmesi gereken iki ayrı uygulamaya döndürmenin kötü bir karar olduğunu iddia edebilir. Ancak, her iki uygulamanın performansı, Hangouts’un sık sık sorunlu performansı karşısında çok daha iyi bir seviyededir.

Duo, aynı zamanda Duo’ya sahip olan başka biriyle sohbet etmenize izin veren bire bir video görüşmesi uygulamasıdır. Uygulamanın performansı ve istikrarı Hangouts’tan yüksek olsa da grup çağrısı başlatma yeteneği eksik.

Allo, uygulamayı kullanan kişilerinizden mesajlar, videolar ve sesler gönderip alabileceğiniz diğer popüler mesajlaşma uygulamalarına (Ör: WhatsApp ve Telegram) çok benzemektedir. Bununla birlikte, en büyük satış noktası Google Asistana entegrasyonu. Asistan’a yalnızca kendi kullanımınız için bağımsız bir sohbette mesaj atabilirsiniz veya @google’i etiketleyerek Allo sohbetlerinize entegre edebilirsiniz.

Google Fotoğraflar

DeepDream, makine öğrenmesinin ilginç ve deneysel tarafı ise, o zaman Google Fotoğraflar makine öğrenmesinin amaçlarını bulduğu yerdir. Google Fotoğraflar, stock Android Fotoğraflar uygulaması yerine geçmesi için yayınlandı. Ancak hızlı bir şekilde tamamen fotoğraf yönetim yazılımına dönüştü. Bu seçenek hala sadece telefonunuzdaki görüntüleri görmek için olsa da, ana satış noktası görüntülerin depolanması ve kategorize edilmesidir.

Telefonunuzdan veya bilgisayarınızdan tüm fotoğraf koleksiyonunuzu Google’ın sunucularına ücretsiz olarak yükleyebilirsiniz (çözünürlüğün 16 MP ile sınırlı olmasına aldırmadığınız sürece). Tüm koleksiyon daha sonra Fotoğraflar uygulaması veya web sitesi aracılığıyla görüntülenebilir.

Makine öğrenmesi ve Google’ın arama becerisi, fotoğraflarınızı kategorize etmek ve onları aranabilir yapmak için birleştirir. Makine öğrenmesi, Fotoğraflar’ın belirli insanlardaki görüntüleriyle birlikte plaj ya da günbatımı gibi özelliklerle gruplandırmasına olanak tanır.

Fotoğraflar’da bir asistan da bulunur. Ancak bu, Google Home, Pixel ve Allo’daki kullanıcılar için bulunan Asistan’dan tamamen farklıdır. Fotoğraflar asistanı yüklediğiniz fotoğraflara bakar, ardından onları konuma göre gruplar. Ayrıca kütüphanenize kaydedebileceğiniz kolajlar ve stil fotoğrafları da oluşturabilirsiniz. Hatta geçmiş yıllarda yaptıklarınızdan haberdar olabileceğiniz bir zaman atölyesi tarzı özelliğe sahiptir.

Google’ın Donanım Projeleri

Android Wear

Artık yok olmuş Pebble, teknoloji pazarına giyilebilir cihazlar getiren ilkler arasında yer alırken, Android Wear, sektörün büyük oyuncularından birinin ilk girişimiydi. Android Wear, Android veya iOS telefonunuza eşlik eden akıllı bir gözlemcidir ve Android’in değiştirilmiş bir sürümüyle çalışır.

LG, Motorola ve Samsung gibi ortakların yaptığı saatler, kalp atış hızı denetleyicileri gibi bazı ek sensörlerle birlikte stil açısından farklı görünüyor. Ancak Google, işletim sisteminin kontrolünü elinde bulunduruyor.

Saatler, bildirimlerinizin ve çağrı uyarılarının yanında kişiselleştirilmiş güncellemeler sağlamak için Google Now ile entegre olur. Android Wear cihazları Bluetooth ile eşleştiklerinden, kontrol eden telefona bağlanmaya gerek kalmadan müzik depolamak ve çalmak için de kullanılabilir.

Tam donanımlı işletim sistemi gibi Android Wear da, saate özellikler eklemek için Play Store’dan uygulamalar çalıştırabilir. Apple Watch dahil olmak üzere genel olarak akıllı saatler şu ana kadar insanların hayal gücünü yakalamayı başaramamışken, bir grup tarafından kucaklanmıştır: Fitness meraklıları. Android Wear’ın mükemmel performans gösterdiği yerlerden biri de fitness izleme, Google Fit veya üçüncü taraf uygulamaları indirerek mümkün hale geliyor.

Google şu anda Android Wear 2.0’ın gecikmeli sürümünü hazırlama aşamasında. Orijinal sürümden bu yana bazı küçük güncellemeler olsa da 2.0, geliştirilmiş materyal tasarımı, cihazdaki Android Wear uygulamaları için Google Play Store’u, yerleşik bir klavyeyi ve el yazısı tanıma özelliğini getirecektir. En çok beklenen eklemelerden birisi, telefonla saat arasındaki bağı koparan hücresel desteğidir.

Google Home

Amazon’un Echo akıllı ev cihazı neredeyse internet bağlantılı cihazlar için yeni bir pazar yarattı. Sanal kişisel asistanı ile konuşma ve size yanıt verme ve cihazın dahili hoparlörünü müzik çalmak için kullanma yeteneği oyunun gidişatını değiştirdi. Google’ın rakip bir cihaz üretmesi oldukça doğaldı, bunu da Google Home ile gerçekleştirdiler.

I/O 2016’da Google Wifi’ın yanında piyasaya sürülen Google Home, Google’ın donanım üretimine yaptığı ilk büyük ilerlemeyi işaret ediyor. Google Home’un tasarım estetiği, Google Wifi ve Google OnHub’a benzemektedir. Çirkin bir teknoloji parçası olmaktan çok evinizin ünlü bir yöneticisi haline gelmeyi umuyor ve bunu vurgulamak için Google, isteğe göre değiştirilebilen özelleştirilebilir temeller oluşturdu.

Google Home’da, Google Play Müzik, YouTube Music, Spotify, TuneIn, Pandora ve iHeartRadio dahil olmak üzere müzik çalma hizmetleri için kullanılabilen dahili bir hoparlör bulunur. Google Home’ın ana cazibe merkezi asistan entegrasyonudur. Doğal dil işleme uygulaması nedeniyle Google Home ile gerçek bir konuşma yapabilirsiniz. Bu da Amazon Echo’ya göre önemli bir avantaj sağlıyor. Sonos’un kitabından yaprak alarak, evin çevresine birden fazla Google Home yerleştirerek, onları her odada aynı müziğin keyfini çıkarmak için bir araya getirebilirsiniz.

Pixel

Google, Nexus çizgisinde ilk cihazı piyasaya sürdükleri 2010 yılından beri telefonlar üretiyor. Bu telefonlar, bir stok Android deneyiminin nasıl olabileceği konusunda bir vitrin olarak geliştiricilere yönelikti. Cihazların maliyetini düşürmek için genelde orta sınıf donanıma sahiplerdi ve amiral gemisi malzemesi olarak sınıflandırılacak hiçbir şey yoktu. Aslında, Google bu telefonları hiç yapmadı; Samsung, Motorola, LG ve diğerlerinin tasarım ekipleriyle yakın çalışmayı seçti. Google, odak noktasını tüketici pazarına yönelttiğinden, ilk Google telefonunu üreteceği konusu mantıklı gelmeye başladı. Pixel, büyük kardeşi Pixel XL ile birlikte Ekim 2016’da doğrudan bir iPhone rakibi olarak piyasaya çıktı.

İlk bakışta Google’ın Pixel’in yuvarlak kenarları, metalik gövdesi ve yüksek çözünürlüklü ekranıyla iPhone tasarımını andırdığını görmek kolay. Google ayrıca temel model için iPhone’un premium fiyatı olan 649 doları kullanmaya karar verdi.

Modern bir amiral gemisi telefonunun Pixel’in yaptığı etkileyici donanım özelliklerine sahip olması beklenirken, onu gerçekten birbirinden ayıran yazılımdır. Pixel, çekirdeğinde Google Asistan’a sahip yerleşik özel bir launcher ile birlikte geliyor.

Pixel ve Pixel XL piyasaya çıkalı, bu yazı yayınlandığında sadece birkaç ay oldu. Ancak incelemeler genel olarak çok olumlu. Yüksek fiyat etiketinin üstesinden gelmek zor olsa da, Pixel, harika bir işletim sistemi Android’in ne olabileceğinin parlak bir örneğidir.

Cardboard ve Daydream (Sanal Gerçeklik)

Google Cardboard, telefonunuzun içine yerleştirdiğiniz katlanabilir bir karton kulaklık kullanarak deneyebileceğiniz akıllı telefonlar için bir sanal gerçeklik (VR) platformudur. Google, kulaklıklar için tasarımlar yayınladı ve diğer şirketlerin 30 doların altında bir fiyata kendi versiyonlarını kişiselleştirmelerine ve üretmelerine imkan verdi.

Kulaklıklı mikrofon setinin yanında Google, Cardboard ile uyumlu VR uygulamaları oluşturmak için bir yazılım geliştirme kiti (SDK) de geliştirdi. Başlangıçta Cardboard yalnızca Android’i destekledi, ancak iOS’i de içerecek şekilde genişletildi. Düşük maliyetli, geniş erişilebilirlik ile birleşince, aslında “%20 proje” olan Cardboard artık büyük bir hit oldu.

Cardboard’ın başarısı üzerine Google, Daydream VR platformunu I/O 2016’da duyurdu. Daydream, doğrudan Android 7.1’e yerleştirildi ve daha esnek ve kesintisiz bir deneyim yaşatıyor. Daydream’de telefonunuzdan Cardboard’da olduğu gibi bir VR uygulaması açmak zorunda kalmazsınız. Yeni Daydream görünümü, Daydream için oluşturulan tüm yeni VR deneyimlerini barındıran bir sanal gerçeklik dünyası olduğunu belirtelim.

Yazılım, Daydream’in tek yükseltmesi değil, kulaklık setinin de görünümü değişti. Hafif bir bezden üretilen, giymeyi daha rahat hale getiren yeni bir premium kulaklık geliştirildi. Cardboard kulaklığın manuel basmalı düğmesinin yerine kapasitif düğmeler yerleştirildi ve bir NFC çipi bağlantı işlemini basitleştirdi.

Google, aynı zamanda Daydream’e denetleyiciler ekledi. Yani, Google’ın VR platformunu Samsung’un Gear VR gibi rakipleri ile aynı hizaya getiren denetleyiciyi tıklatarak sanal dünyayla etkileşime geçebileceksiniz.

Google Wifi ve OnHub

Birçok ev yönlendiricisinin (router) güvenilmez olduğu ya da çalışmadığı bilinen bir bilgi. Zayıf bağlantı ve ölü kablosuz ağ noktaları uzun yıllar hepimizi rahatsız etti. Bu nedenle yönlendiriciler 2007 yılından beri aynı noktada kaldı diyebiliriz. Donanım daha iyi hale geldi, ancak çoğu yönlendirici için yazılım ve yönetim durgun bir halde.

Google, bunun çözülmesi gereken bir sorun olduğuna karar verdi ve mütevazi yönlendiriciye modern bir yaklaşım olan OnHub’ı piyasaya çıkardı. Zarif tasarımı sayesinde geçmişteki yönlendiricilerden çok dekoratif amaçlı bir ev gereci olarak öne çıkıyor.

Kablosuz kapsama alanı, Wi-Fi antenlerinin konumlandırılmasını yeniden düşünerek de geliştirildi. OnHub’ı yönetmek için çoğu yönlendiricinin sık sık tıkanan web arayüzlerinin yerini alan bir uygulama bile vardı.

Google, I/O 2016’da gururla Google Wifi’ı duyurdu. Bu hareket başlangıçta, sözü edilen özelliklerin eklenmesini bekleyen OnHub sahiplerini kırdı. Bununla birlikte, yerine geçmek yerine, Google Wifi, OnHub ile aynı ekosistem içerisinde yaşıyor.

OnHub, eviniz için tek bir yönlendirici olarak tasarlandığından Google Wifi, diğer Google Wifi birimleriyle birlikte bir mesh ağı oluşturmak üzere evin içine yerleştirilmesi için tasarlanmış daha küçük bir birimdir. Mesh ağı, ulaşılması zor noktalar da dahil olmak üzere kapsamı geliştirir.

Google’ın Hizmet Projeleri

Project Fi

Google, dünyanın dört bir yanındaki akıllı telefonların çoğunu güçlendiren işletim sistemini sağladığı için paketi tamamlamak için mobil operatör dünyasına atlama yapması bir an meselesiydi.

2015 yılında başlatılan Project Fi, Google tarafından işletilen sanal bir mobil ağdır. Hizmet, halihazırda yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet göstermektedir, ancak aynı fiyatlarla 135 farklı ülkede dolaşımı sağlayan iş ortakları bulunmaktadır.

Project Fi, dört farklı operatörün altyapısı üzerinde çalışır: Sprint, T-Mobile, US Cellular ve Three. Bu, sinyal gücüne ve hızına bağlı olarak 4G şebekeleri arasında geçiş yapabilen geleneksel bir taşıyıcıya kıyasla Project Fi’a daha fazla avantaj sağlamaktadır.

Bir kablosuz görüşme yaparken bağlantı kesildiğini düşünün: Fi, çağrınızı kendi hücresel şebekesine sorunsuz bir şekilde birleştirir. Şu anda Google’ın Pixel, Nexus 5X ve Nexus 6P telefonları, yalnızca şebeke anahtarlamayı desteklemek üzere bir mobil radyo ile tasarlandığı için Project Fi ile çalışacak şekilde ayarlanmıştır.

Sanal bir ağ olmasına rağmen, mevcut hücre numaranızı yeni Project Fi planınıza taşıyabilirsiniz. Fi’nin diğer bir yararı da yıllık taahhütlerin bulunmamasıdır.

Fi temelinde sadece 20$’lık bir ücret karşılığında sınırsız ülke içinde konuşma ve mesaj, sınırsız uluslararası mesaj, telefonunuzu bir hotspot olarak kullanmak için Wi-Fi tethering ve 135’den fazla ülkede ve varış yerinde hücresel kapsama erişebilirsiniz.

Fiber

Amerika Birleşik Devletleri coğrafi olarak büyük ve yüksek hızda fiber geniş bant internet kapasitesine sahip birkaç telekom şirketi tarafından hizmet görüyor. Google’ın tüm işi çevrimiçi olduğu için mümkün olduğunca internete bağlı birçok insanı elde etmek onların yararınadır.

Google, geniş bant sağlayıcısı haline gelerek bu sorunun üstesinden gelmeye karar verdi. 2010’da Google, o dönemde, fiber genişbant ve kablolu televizyonu Kansas’a getirmek için bir deney başlattı. Google, başarılı bir performans sergiledikten sonra bu deneysel girişi meşru bir işletmeye dönüştürdü.

Google Fiber şu anda geliştirilmekte olan ABD’nin dört bir yanında çeşitli alanlarda kullanılabilmektedir. Fiber alanında yaşıyorsanız, 1000 Mb/s genişbant hızına erişebilirsiniz. Fiber servisi 220’den fazla kanalı içeren kablolu televizyon hizmetini de taşımaktadır.

Aynı anda sekiz HD şovu kaydedebilen bir ev DVR kabiliyetli kablo paketinize dahildir. Kayıtlarınızı Google’ın Fiber uygulamasını kullanarak hareket halindeyken bile erişebilirsiniz. Bu Google olduğu için Fiber kablolarınızı Akıllı Arama ile donatıyorlar. Bu, TV listelerinizi aramanızı ve hatta aktörlere göre filtrelemenizi sağlar.

Fiber TV
Fiber TV
Price: Free

Tüm bu özellikler Fiber lehine size yeterli değilse, belki de 1 GB’lık Google Drive depolama alanı ilginizi çekecektir. Ya da Fiber ev telefonunuzdan sınırsız yerel ve ulusal çağrı hakkında ne düşünüyorsunuz? Google Fiber’in ilgi çekici bir hizmet olduğunu söyleyebiliriz.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Bu liste yalnızca Google’ın üzerinde çalıştıklarını içeriyor. Bazı diğer tüketici projelerinin yanında Google, geliştirme araçları ve bulut hizmetlerine çok çaba sarf ediyor.

Ve bu, Google’ın üst şirketi Alfabe’nin projelerinden söz etmemektedir! Her şey düşünüldüğünde, 2017, Mountain View teknolojileri devi için çok heyecan verici bir yıl olabilir.

Bu hizmetlerden herhangi birini denediniz mi? Google’ın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz
İsminizi giriniz