Güneş Sistemi’nin Yeni Üyesi: Gezegen Dokuz

0
393

Gökbilimciler, Neptün’ün ötesindeki gökcisimlerinin hareketlerinin açıklanabilmesi için Güneş Sistemi’nin dış kısmında bir gezegen olması gerektiğini düşünüyorlar; “Gezegen Dokuz”. Peki bu gezegene ilişkin nasıl tahminler yapılıyor?

Chad Trujillo ve Scott S. Sheppard adlı gökbilimciler 2014 yılında Nature‘da yayımladıkları bir makalede Neptün’den daha uzak gökcisimlerinin yörüngeleriyle ilgili verilerin açıklanabilmesi için Güneş Sistemi’nin dış kısımlarında bir gezegen olması gerektiğini öne sürdüler. Bilimsel yazında “Gezegen Dokuz” olarak bahsedilen gezegenin varlığının şuan için tahmini olduğu, gözlemlerle doğrulanamadığı için henüz resmi bir adı yok. Eğer gelecekte yapılacak çalışmalar böyle bir gezegenin gerçekten var olduğunu gösterirse bu gezegene de diğer gezegenler gibi muhtemelen mitolojik bir karakterin adı verilecek.

2016’nın Ocak ayında Konstantin Batygin ve Michael E. Brown böyle bir gezegenin yörüngesinin sahip olabileceği muhtemel özelliklerini açıkladı. Araştırmacıların tahminlerine göre bu özellikleri şu şekilde maddeleyebiliriz:

  • Gezegen Dokuz’un kütlesi Dünya’nınkinin 10 katı,
  • Çapı ise Dünya’nınkinin 2-3 katı olmalı,
  • Gezegenin yayvan elips biçimi büyük,
  • Güneş’in etrafında bir kez dönmesi 15.000 yıl sürüyor,
  • Güneş’e en yakın (Günberi) ve Güneş’e en uzak (Günöte) konumlardayken Güneş ile arasındaki uzaklık 1AU yani 149,5 milyon kilometre,
  • Dünya’yla Güneş arasındaki uzaklık ortalama mesafe olmak üzere sırasıyla 200AU (29,9 milyar kilometre) ve 1200AU (179,4 milyar kilometre),
  • Gezegenin günberi konumunun Orion ve Taurus takımyıldızları yönünde, günöte konumunun ise Serpens, Ophiuchus ve Libra takımyıldızları yönünde olduğu tahmin ediliyor.

Burdick-Discovering-Planet-Nine-chart-1200

Gökbilimcilerin aklındaki asıl soru ise eğer Gezegen Dokuz gerçekten varsa bugünkü yörüngesinin nasıl oluştuğu. Güneş’e Neptün’den 10 kat daha uzak olan bu gezegen o bölgede oluşmuş olabilir mi? Yoksa zaman içinde yörüngesinde büyük değişiklikler mi meydana gelmiş?

Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Gongjie Li’nin ve Miçhigan Üniversitesi’nden Fred Adams’ın bu sorulara cevap bulmak için yaptığı bilgisayar benzetimlerine göre bugün göz önünde bulundurulan muhtemel senaryoların tamamı büyük olasılıkla yanlış.

Araştırmacıların hesaplarına göre:

  • Güneş tarafından yakalanmış, başka bir yıldız sistemine ait ya da başıboş bir gezegen olma ihtimali %2’den daha az.
  • Bir diğer ihtimal ise gezegenin Güneş’e yakın bir bölgede oluşmuş ancak daha sonra bugün bulunduğu yere sürüklenmiş olması. Güneş sisteminin yakınlarından geçen bir yıldız, gezegenin Güneş’ten uzaklaşmasına ve yörüngesinin daha eliptik bir hale gelmesine yol açmış olabilir. Ancak böyle bir durumda yakınlarımızdan geçen yıldızın büyük olasılıkla Gezegen Dokuz’u Güneş Sistemi’nden tamamen koparması ve peşinden sürüklemesi beklenirdi. Hesaplara göre Gezegen Dokuz’un yörüngesinin bugünkü şeklini almasının nedeninin Güneş Sistemi’nin yakınlarından geçen bir yıldız olma ihtimali sadece %10.

Harvard-Smithsonain Astrofizik Merkezi’nde çalışan Scott Kenyon ve Benjamin Bromley tarafından yapılan başka hesaplamalara göre Güneş’e yakın bölgelerde oluşmuş bir gaz devi olabilir. Yörüngesinin ayrıksılığının (yavan elips biçimi) ve Güneş’e olan uzaklığının bu kadar büyük olmasının sebebiyse muhtemelen geçmişte Jüpiter ve Satürn gibi diğer gaz devleriyle arasında yaşanan etkileşimler.

yörünge

Bugün bu senaryoların hangisinin doğru olduğu bilinmiyor ancak gelecekte yapılacak gözemlerle bir fikir edinilebilir.

Eğer gezegen zamanla bugün bulunduğu bölgeye sürüklenmiş bir gaz deviyse görünümü Neptün’e benzeyecektir.

neptün
Neptün

Bugün bulunduğu bölgede oluşmuşsa görünümünün Plüton’a benzemesi beklenir.

pluto
Plüton

Geçmişte de bilinmeyen ve tahmin edilen gezegenler oldu ve belki de çoğu zaman bu tahminlerimiz tuttu. Peki ya sizce Güneş Sistemi’mizin 9. gezegeniyle karşı karşıya mıyız? Ya da yanlış bir varsayımdan mı ibaret?

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz
İsminizi giriniz