Apple File System (APFS) Nedir?

0
286

iOS 10.3 ile hayatımıza giren Apple File System (APFS) hakkında bazı sorulara cevaplar veriyoruz!

Sabit sürücülerin işletim sistemini okuması için verileri nasıl organize edeceğini dosya sistemleri belirliyor. Her işletim sistemi bir dosya sisteminde çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Windows FAT, FAT32 ve NTFS kullanırken macOS HFS+ kullanır. Apple, 30 yılı aşkın bir süredir Hiyerarşik Dosya Sistemi (Hierarchical File System – HFS) üzerinde çalışmaktadır. 2016 yılındaki Dünya Geliştiriciler Konferansı’nda (WWDC) Apple bu sistemi yeni sürüme geçireceklerini açıkladı ve dünyaya Apple File System’i (APFS) tanıttılar. Sadece birkaç gün önce dağıtılan en yeni iOS 10.3 bu yeni dosya sistemini iOS cihazlarına getirdi. İşte APFS hakkında bilmeniz gereken her şey.

APFS Hakkında Tüm Cevaplar

APFS’e Neden Geçiş Yapıldı?

Mükemmel bir şekilde hizmet veren bir dosya sistemi mevcutken neden yeni dosya sistemine geçildi sorusunu sorabilirsiniz. İşletim sistemleri, yalnızca sınırlı bir alanı yani, hangi tarih aralığının kullanılabilir olduğunu ve maksimum bir dosya adı uzunluğunu vb. adresleyebilir. HFS ile ilgili sorun, 1985’te ortaya çıkmasıdır. O zamana kadar, herkesin uğraştığı en büyük veri miktarı en iyi ihtimalle birkaç megabayttı. HFS, 1904 ile 2040 tarih aralığını barındırabilir ve 2 TeraByte alanı adresleyebilir. Tabi 1985’te astronomik rakamlardı. Apple, HFS’in yaklaşmakta olan sonunu gördü ve 1998’de iOS 8.1 için HFS+ adlı güncellemesiyle dosya sistemini biraz geliştirdi.

Ancak günümüzde sadece depolama kapasiteleri gelişmekle kalmıyor aynı zamanda hız da gelişiyor. SSD’lerin gelişi ve bunların gelişimi (örneğin: M2 SSD) ile birlikte, güncellenmiş dosya sistemi bile yetersiz gelmeye başlayacaktı. 20 yıllık eski bilgisayarlar için tasarlanmış metodolojileri kullanarak yüksek hızlı disklere erişiyorsak gelecekte sorunlar da ortaya çıkacaktır. Bu sorunları çözmek için Apple, APFS’i tanıttı. Tüm cihazlar yani  iPhone, iPad, iPod, iWatch, Mac, vb. için kapalı kaynak bir dosya sistemidir. Öncelikli olarak SSD’yi ve flash belleği (günümüzde yaygın olarak kullanılan) daha iyi kullanmak ve aynı zamanda güvenliği artırmak ve Jailbreak’leri engellemek için tasarlanmıştır.

APFS’e Nasıl Geçilir?

Apple, bir işletim sistemi güncellemesi aracılığıyla kullanıcılarını yeni sisteme geçirmeye başladı. Gerçekten de işletim sisteminizi yükseltmekten başka bir şey yapmak zorunda değilsiniz. iOS 10.3’e yükseltilen iPhone ve iPad kullanıcıları zaten yeni dosya sistemine geçtiler. OS sürümünü çalıştıran macOS kullanıcıları biraz daha beklemek zorunda kalacaklar. macOS’in beta sürümündeki kullanıcılar şu anda APFS kullanıyorlar.

APFS Hakkında İyi Neler Var?

Artık Apple’ın kendine has bir dosya sistemine sahip olması nedeniyle, APFS birleşik bir kod tabanı ve kalkınma için gerekli olan daha az kaynak sağlayarak bakımını daha da kolaylaştırıyor. Cihazlarınız bu yeni dosya sisteminde daha hızlı çalışacaktır. Bu muhtemelen son kullanıcıların yeni sisteme yükseltmeden sonra fark edeceği tek önemli değişiklik olduğunu söyleyebiliriz.

APFS ayrıca dosyalarınızı daha verimli bir şekilde depoluyor ve bu nedenle, yükseltmeden sonra cihazınızda biraz daha boş alan fark edersiniz. Tabi bu, kabul edilebilir veya önemli olmayabilir. Bazı kullanıcılar hiçbir fark görmeyebilir. Çoğu kişinin fark edeceği şey, cihazın daha iyi çalışmasıdır. macOS için APFS kullanılabilir olduğunda kullanıcılar, dosyaların ne kadar hızlı kopyalanacağını gözlemleyebilecektir.

APFS’i Daha Hızlı Yapan Ne?

Bir bilgisayarın hız anlayışı, bir kullanıcınınkinden çok farklıdır. Örneğin, bir sistem önyükleme yapmak için belirli bir süre alır. Bazı kullanıcılar, simgelerini ve duvar kağıdını güç düğmesini basarak 5 saniye içinde (hatta arka planda öğeler varsa bile) görüntülüyorsa hızlı olduğunu düşünebilir; bazı kullanıcılar ise, büyük dosyaları daha hızlı kopyalıyorlarsa hızlı olduğunu düşünebilir. İnsanlar söz konusu olduğunda hız göreceli ve algı meselesidir.

APFS, size bir hız ilüzyonu vermek için tasarlanmıştır. Örneğin, APFS düşük gecikme ile övünüyor. Bu da, uygulama başlatmalarına ve veri dağıtımına öncelik vermesi anlamına geliyor. Başka bir deyişle artık dönen bir şey görmeyeceksiniz.

APFS, SSD için Daha mı İyi?

İnsanlar SSD’leri yeni bir olgu olarak görse de, öyle değiller. 70’lerde bunlara EAROM (Elektriksel Değiştirilebilir Salt Okunur Bellek) adı veriliyordu ve ilk ticari olarak satılan SSD’ye 1976’da Bulk Core adı verildi! Bununla birlikte, o zamandan beri tüm işlemciler ve RAM’de olduğu gibi, elektronik olarak herhangi bir şeye erişmek yavaştı. Bu, 30 yılı aşkın süredir geçerli oldu. Böylece teknoloji var olmasına rağmen, bir öncelik olarak ele alınmadı.

Günümüzde Apple’ın mevcut platformlarının çoğu (bazı Mac Pro’lar hariç), bir çeşit Solid State Storage’li (SSS) “Flash Storage” çipleri ile çalışmaktadır. Bunlar devrelere gömülmüşlerdir. Bu, ekosistemin yoğunlaşmasını sağlıyor (herhangi bir rakip firma ulaşmadan önce Apple’ın ince Macbook Air’e nasıl ulaştığının bir parçası olduğunu belirtelim) ve APFS bu saklama alanının nasıl adreslendiğini optimize ediyor.

Örneğin, APFS, SSD’ler ana akım haline geldiğinde ortaya çıkan TRIM komutunu destekliyor. TRIM, işletim sisteminde sürücünün hangi bölümlerinin boş olduğunu başka bir deyişle hangi bölümlerinde veri olmadığını belirtir. SSD’ler ile bu anlıktır. Dolayısıyla, boş alan tutmayı seven kullanıcılar buna ‘Sil’i tıklatabildikleri kadar hızlı bir şekilde edinebilecekler.

APFS Hakkında Benzersiz Neler Var?

APFS’in bir başka ileri sürülmüş özelliği ise anlık görüntüleme ve klonlama oldu. Bir kaynaktan diğerine kopyalamanın geleneksel yöntemi, öğeleri geçici bir yerde depolamak ve daha sonra hedef depolama alanına kopyalamaktır. Bu, bir şeyler yanlış gittiğinde her iki taraftaki hasar oluşmasını/veri kaybını önlemek içindir.

APFS’te anlık görüntüler, tüm sistemin salt okunur bir sürümünü bir kez oluşturur. Bu, orijinal verilerin yalnızca bir kopyası olduğu anlamına gelir, ancak herhangi bir fiziksel alanı kaplamaz. Orijinalinde değişiklik yaparsanız anlık görüntü, bellekte depolamak için yer kaplar. Bu, orijinal kopyaları almanıza veya yaptığınız değişiklikleri geri getirirken yardımcı oluyor. Benzer şekilde, bir klon oluşturduğunuzda tüm sisteminizin (gerçek dosyalar, klasörler ve hepsi) alan verimli bir kopyasını saklı tutarsınız. Değişiklik yaparken alanı işgal etmeye de başlayacaktır. Bu, depolamayı zaman açısından çok etkili bir çaba haline getirmektedir.

Bölümlere dayanan MacOS kullanıcıları için. APFS temelde kalıcı bir şey yapmak yerine tüm bölümlerin etrafında bir kapsayıcı oluşturur. Bu, bir bölmede boş alan tükendiğinde ve diğerinde bolca kaldığında kullanışlıdır. Parçaya fiziksel olarak bitişik olsun veya olmasın, başka bir bölümden alanı ödünç alabilirsiniz.

Eski dosya sistemleri, aslında bir dosyayı kopyalamadan önce yer bırakırlar. APFS, temelde yalnızca fiziksel olarak kapladığı alan miktarını kullanan seyrek dosyaları destekliyor.

APFS Ne Kadar Güvenli?

APFS ile macOS’te sabit disk seviyesinde şifreleme ve iOS’te dosya seviyesinde şifreleme, tutarlı tek anahtarlı ve çok anahtarlı bir uygulama altında çalışan sistem genelinde şifreleme haline getirilmiştir. Tek bir anahtar şifrelemesine bir örnek, kendi dosyalarınızı / klasörlerinizi bir parola altında güvence altına almanız olacaktır. Güvence altına alınmış bir web sitesinde oturum açtığınızda sizin tarafınızda (bir anahtar) ve sunucu tarafında (başka bir anahtar) çoklu anahtara örnektir. Basitçe söylemek gerekirse, geleneksel yöntemlerle işlemeyi zorlaştıran her yerde varolan bir güvenlik sisteminin oluşumlarına sahiptir.

APFS hakkında siz ne düşünüyorsunuz?